19 Şubat 2012 Pazar

Pişşşt, Çıtırcık! Pardon pardon Kıtırcık...


Merak etmeyin arkadaşlar, Ayşenur'un arkasından iş çevirmiyorum. Küçük Danalar'ın başlıca felsefesi olan "anı lezzete dönüştürmek" düsturundan hareketle bugünkü şımarıklığımı sizle paylaşmak istedim.
Malumunuz Ataşehir obezleşen bir mesken olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Sadece konut projeleri, iş merkezleri ya da en son lanse edilen finans merkezini, artan gürültüyü, araba sayısını vs. kastetmiyorum. Aynı zamanda tüm bu yenilikler yeme-içme sektörünü de bölgeye çekiyor, restoran zincirleri arka arkaya şube açıyor. Bu durumdan en çok da bizim gibi klasmanı gurmelikle keyif için yeme arasında gezinenler etkileniyor. Masumane bir yürüyüş ardından evimin altında kırmızı tabelası ve garip ismiyle ne zamandır beni çağıran "My Pide By Dürüm"ün haykırışlarına daha çok kulak tıkayamadım ve "yallah Efe" dedim kendi kendime.
Öğrendiğim kadarıyla son zamanlarda sayısını arttırmaya başlayan, üretim tesisleri Ambarlı'da olan My Pide By Dürüm Bahçeşehir'den sonra ikinci şubesini Ataşehir'de açmış. Fast food - Bistro kültürünü pizza şubesi görünümüyle harmanlayan mekan biz müşterilerine başta pide çeşitleri olmak üzere dürüm ve ızgaralar sunuyor. Ama ben tabii ki ızgara köfte, tavuk şiş gibi klişelerden kaçınıp, ismi ilginç olan kendi ürünlerini tadmak istedim. Hedefimde ise o yanık tenli, yeşil gözlü Kıtırcık vardı (Ayşenur beni affet).
Kendi özel soslarında marine edilmiş dana eti başka hiçbir et, kıyma katılmadan kuşbaşı olarak doğranmış ve bir harç gibi dikdörtgen hamura sürülmüş. Üzerine de ince kıyılmış bol maydonoz konmuş. Basit gibi duran Kıtırcık aslında var olan malzemeleriyle değil, olmayan malzemeleri ile ilgimi çekti. Öncelikle soğan olmaması bir hayli yakışmış zira ezilmiş soğanın acısı pideye çıkmamış, bu da yemeği bir sınıf atlatarak dönerci - dürümcü ayarından uzaklaştırmış. Üstüne üstlük yemesi ve hazmı da kolaylaşmış. Keza domates - salça olmayışı da dana etinin çok daha net bir şekilde tadılabilmesini sağlamış. Belki de tek eksiği ise kırmızı biber, onu da garsondan isterseniz seve seve getirirler.
Fiyat kalite dengesi açısından 5 üzerinden 4 yıldız verebilirim, Vedat Milor'luk yapıp. Bir kere bu anlattığım pidelerden tam 4 tane oluyor bir porsiyonda ki üçtanesi bir öğünlük doyumu çok rahat sağlar. Fast food için 12TLlik fiyatıyla yüksek kaçsa da, verdiği doyum ve lezzet Kıtırcık ve arkadaşları Çıtırcık, Pısırcık ve nicelerini yenilir kılıyor (tabii tekrar hatırlatıyım ben sadece Kıtırcık yedim, maalesef benim önüme bedava getiren yok).
Nerde bu lezzet derseniz: Hemen evimin altında :D Menü ve Kıtırcıktan bazı kareler ise ekranlarınızda... Bir sonraki Ataşehir tadlarında buluşmak üzere zira karar verdim de ünlü Ata çarşı-dükkanlar bölgesinin Domino'sdan Köşebaşı'na Çömlek'e Parpali'ye olan çeşitliliğine kepçe atacağım...
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder